İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Konular - onlybekir12

Sayfa: [1] 2 3
1
Fenerbahçe / Ne oLacak bu fenerin haLi
« : 18 Ekim 2009, 21:38:24 »
Hep 90+ Larda qol atan fener 90+4 te qoL yedı :D

2
Beşiktaş / Beşiktaş ^^..
« : 14 Eylül 2009, 16:44:19 »
Beşiktaş iLk derbisini kaybetti sizce Ne oLur Beşiktaşın durumu ?

3
Şehirlerimiz / Diyarbakır Kültür Şehrimiz
« : 14 Eylül 2009, 16:40:51 »
Kentteki tarihi eserlerde her dönemin izini bulmak mümkün. Selçuklu Sultanı Melik Şah tarafından yaptırılan Ulu Cami, hem bizans hem de daha eski mimari malzemelerin kullanılmış olması açışından ilginçtir.

Safa Cami tuğladan yapılmış minaresi ile Pers etkisini sergilerken, Nebii Cami tipik Osmanlı tarzını temsil eder. Bugün hala kullanılan Meryem Ana kilisesi çeşitli zamanlarda onarım görse de 4’üncü yüzyıldan günümüze gelmeyi başarmıştır. Mardin Kapısı’nda şimdi otele dönüştürülmüş olan Deliller Hanı, binbeşyüzlü yılların ticaret yapan kervanlarının Diyarbakır’da konakladıkları zamanın havasını yansıtır.
 
 

Ve kentin köprüleri, en meşhuru, şarkılara ve filmlere konu olan Malabadi’nin 1147 yılında Artukoğullarından Timur Taş Bin İlgazi tarafından yapıldığı bilinmektedir.

Taş köprüler arasında dünyada kemeri en geniş olandır. Malabadi gibi şarkılara konu olan bir diğeri ise On Gözlü Köprü’dür. 1065 tarihinde Mervaniler tarafından kurulduğu ve mimarının Ubeydoğlu Yusuf olduğu üzerinde yazılan kitabeden anlaşılmaktadır. Bir diğer tarihi köprü ise 1179 yılında kurulan Haburman Köprüsü’dür. Hassuni Mağaraları ve Zülkifil Dağı’da Diyarbakır’ın görülmeye değer yerleri arasında yer alır.

Diyarbakır, Güneydoğu’nun tarihi ve turistik merkezlerinin de geçiş noktasında bulunuyor. Batman’ın tarihi Hasankeyf ilçesi karayolu ile kente yalnızca bir buçuk saat uzaklıkta. 
 




Açık hava müzesi olarak bilinen ve bir çok kültürü barındıran Mardin’de yine kara yoluyla bir saatlik mesafede. Harran’ı, Balıklıgöl’üyle ünlü, tarihi şehir Şanlıurfa’ya da ulaşmak için yalnızca ikibuçuk saat yeterli. Kente en uzak sayılabilecek il Van...

Tarihi Akdamar adasını ziyaret etmek, Van gölü kıyısında dinlenmek için ise yaklaşık 5 buçuk saatlik bir yolculuk yapmak gerekiyor.

Yüz yıllardır çevresine bereket ve bolluk veren ünlü kutsal Dicle Nehri’de Diyarbakır’dan geçer. 5 bin yıllık geçmişe sahip kent tarihin her döneminde büyük medeniyetlerin, kültürel ve ekonomik hareketlerin merkezi olarak kabul edilmiştir.

Ve 26 medeniyete beşiklik etmiştir. M.Ö 3000 yıllarında Hurrilerden başlayarak, Osmanlılara kadar uzanan yoğun bir tarihi olan Diyarbakır’da yaşayanlar devirlerine ait eserlerle şehri ölümsüzleştirmişlerdir. Surların bir kalkan balığı şeklinde kuşattığı kentin Amid olan adı, 1869 tarihinde Diyarbekir, 1937 tarihinde de Diyarbakır olarak değiştirildi.


Tarih boyunca oluşan kültür mirasından yararlanan ünlü bilge ve düşünürleri yetiştirmiş olmakla övünen Diyarbakır, folklorik özellikleriyle de zenginlik kaynağıdır. Kentin her köşesinde gelmiş geçmiş uygarlıkların köklü kültürleri saklıdır. Dokunan kilim ve heybelerdeki renk renk motifler, tarihin derinliklerinden gelme çeşitli sembollerin canlı ve sıcak örnekleridir.

Davul ve zurna eşliğinde oynanan Diyarbakır oyunları yörenin aşk ızdırap ve bazen de aşiretlerin sosyal durumunu konu alır. Günümüzde büyük ilgi gören ipek puşiler Diyarbakır’da el tezgahlarında dokunur.


Diyarbakır’ın arkeolojik alanları da dikkate değer. Kentin 65 kilometre kuzeybatısında Ergani İlçesi yakınlarında yer alan Çayönü eski bir yerleşim merkezidir. Yörenin tarihi M.Ö 7000 yıllarına Cilalı Taş Devri’ne kadar uzanır. Gene aynı ilçe yakınlarında Hillar Mağaraları’nda antik çağdan kalma kabartmalar bulunmuştur. Diyarbakır’ın Çermik ilçesi ise kaplıcaları ile ünlüdür. Çermik’te bulunan Belkıs Hamamı özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınların akın ettiği bir yer haline gelmiştir.

Diyarbakır’ı gezmek isteyenlerin konaklamaları içinde pek çok tercihleri var. Kentte şu anda 14 turizm belgeli, çok sayıda da belediye denetiminde otel bulunuyor. Çoğu kentin merkezinde bulunan oteller yerli ve yabancı misafirlerin isteklerine cevap verebilecek şekilde düzenlenmiş. Son zamanlarda moda olan Güneydoğu turları da kenti görmek isteyenlerin tercih edebileceği bir seçenek.

Diyarbakır’a ulaşımda çok kolay. Kent karayollarının bir kavşak noktası. Hava, kara ve demiryolu ile ulaşım sağlanabiliyor.Hergün Ankara ve İstanbul’dan düzenli uçak seferleri yapılan kent, hemen hemen Türkiye’nin her yerinden otobüs seferleri imkanına sahip.


4
Mizah / Çok güzel hareketler bunlar
« : 06 Eylül 2009, 13:35:27 »


Çok güzel hareketler bunlar Kanal D'de yayınlanan eğlence programı. Yılmaz Erdoğan yönetiminde BKM Mutfak oyuncularının sahne aldığı programda seyircilerin de puan verme sistemi ile oyunlarda aktif olmaları sağlanır.

1. Bölüm
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 1
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 2
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 3
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 4
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 5
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 6
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 7
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 1 Kısım 8

2. Bölüm
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 1
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 2
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 3
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 4
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 5
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 6
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 7
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 2 Kısım 8

3. Bölüm
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 1
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 2
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 3
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 4
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 5
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 6
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 7
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 3 Kısım 8

4. Bölüm
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 1
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 2
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 3
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 4
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 5
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 6
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 7
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 8
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 9
Çok Güzel Hareketler Bunlar Bölüm 4 Kısım 10

5
Mizah / EvLiLik...!!!
« : 06 Eylül 2009, 13:34:48 »
[Login or Register]

      EvLiLik...!!!

6
Mizah / Bir Kuru soyLe xDxDxD
« : 06 Eylül 2009, 13:32:54 »
[Login or Register]


 Bir Kuru soyLe xDxDxD

7
Mizah / Helvacı Huso Abi
« : 06 Eylül 2009, 13:30:13 »
[Login or Register]

  Helvacı ^^:....^^:

8
Stratejik Bölge / Türkiye'nin Durumu Ne oLur _?
« : 05 Eylül 2009, 20:24:10 »
Türkiye'nin Ne kadar önemLi topraklar üzerinde yaşadığını herkes biliyor. Peki bizim toprakLarımızda Kaç devLetin gözü var onu biLiomusunuz ?

9
Havza'daki çalışmalarını tamamladıktan sonra Mustafa Kemal ve arkadaşları, 12 Haziran 1919'da Amasya'ya geçtiler. Milli Mücadele çalışmalarını sürdüren Mustafa Kemal, Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy birlikte Amasya Genelgesi'ni hazırladılar. Hazırlanan bildiri, Erzurum'da 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir'e sunuldu. O'nun da onayının alınmasından sonra, bildiri, 22 Haziran 1919'da tüm mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından ulaştırıldı. Amasya Genelgesi, milli mücadelenin temel gerekçe, amaç ve yöntemini ilk olarak belirtmiş oldu. Amasya Genelgesi'nin yayınlanması İstanbul'da bulunan işgal güçlerinin tepkisini çekmişti. Özellikle İngilizlerin, Mustafa Kemal'i geri getirmek için İstanbul Hükümeti üzerindeki baskıları iyice artmıştı. Mustafa Kemal, İstanbul'a dönmediği için daha sonra görevinden alınacaktır. O sırada İçişleri Bakanı olan ve Milli Mücadele'ye sıcak bakmayan Ali Kemal Bey, bir genelge yayınlayarak, Mustafa Kemal'in iyi bir asker olduğunu, fakat İngiliz baskısı sonucu görevinden alındığını duyurmuştur.

Amasya Genelgesi'nin içeriği şöyledir:


1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.
2- İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir.
3- Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
4- Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.
5- Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır.
6- Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.
7- Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır.
8- Doğu illeri için, 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi'nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.

10
MESLEK SEÇERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?
‘Hangi mesleği seçmem gerekir?’ sorusunun cevabını ararken önce kendimizi tanımakla başlamamız gerekir. Kendimizi kişisel özelliklerimiz ve beklentilerimiz konusunda iyi tanımlamamız bu konuda atılacak ilk adımdır. İkinci adımda ise seçmeyi düşündüğümüz mesleklerin artısıyla eksisiyle iyi tanımlanması gerekir. Bu iki adım sağlıklı bir şekilde yapıldıktan sonra geriye, her ikisinin kesişim noktalarını belirlemek ve kendi isteğinizi de işin içine katarak tercihleri ona göre yapmak kalıyor. Yani kendi ilgi ve yeteneklerinize uygun aynı zamanda çalışma şekli ve koşulları sizin istediğiniz gibi olan meslek, sizin için ideal olan meslektir.Bu aşamalarda en fazla yapılan hata popülaritenin etkisi altında kalmak şeklinde karşımıza çıkıyor.
1. İlgilerim hangi doğrultuda? Neleri yapmaktan hoşlanırım?
Kişi, ilgi duyduğu, hoşlandığı şeyleri severek yapar. Bireyin ilgi duymadığı bir faaliyete sırf çok para kazandırıyor veya çok popüler bir meslek diye yönelmesi hem mesleki doyumunu, hem de başarısını olumsuz etkileyecektir.
Örneğin sosyal yönü ve insani ilişkileri çok güçlü olan bir kişi sözel tercihler yaparak başarılı bir öğretmen, psikolog, avukat olabilecekken sırf popülariteden dolayı saatlerce masa başında çalışmayı gerektiren bilgisayar mühendisliğini tercih ederse bu, mesleki olarak mutsuzluğu da beraberinde getirebilir. Birçok öğrenci bilgisayar oyunlarından veya bilgisayar başında vakit geçirmekten hoşlandıkları için bilgisayar mühendisliğini tercih edebiliyor. Bölümü kazandıklarında ise ne kadar farklı şeylerle uğraştıklarını görünce hayal kırıklığına uğrayabiliyorlar. Yani bilgisayar başında zaman geçirmeyi sevmekten dolayı bu bölüm tercih edilmez. Bilgisayar mühendisliğini tercih etmek için bilgisayar yazılımlarına ilgi duymak, onun yapısı ve işleyişi ile ilgili her şeye çok ciddi ilgi duymak gerekir.
Bu konuda bir örnek daha verelim. Bir öğrencim tıp fakültesi okumak istediğini söyledi. Tıp okuyup ondan sonra da uzmanlığını çocuk üzerine yapıp çocuk doktoru olmak istediğini söyledi. Ben de kendisine hemen sordum.
“Neden çocuk doktoru olmak istiyorsun?” diye.
Cevap çok ilginçti.
“Hocam ben çocukları çok seviyorum. Onlarla beraber zaman geçirmek bana çok keyif veriyor.” dedi.
Ben de kendisine,
“Çocuklarla zaman geçirmeyi seviyorsan neden sınıf öğretmeni veya anaokulu öğretmenliği düşünmüyorsun?” dediğimde şaşırdı ve ne alakası var şimdi der gibi bana baktı. Ben de devam ettim:
“Şaşırmana gerek yok. Ben sana “Neden çocuk doktoru olmak istiyorsun?” diye sordum ve sen bana ‘çocukları sevdiğim için’ diyorsun. Çocukları sevdiğin için doktor olunmaz. Tıp mesleğini ve doktorluğu sevdiğin için doktor olunur. Daha sonra da çocukları sevdiğin için ihtisasını çocuk üzerine yaparsın. Ama unutma ki çocuk doktoru olduğunda cıvıl cıvıl çocuklarla değil her türlü hastalıklarla ve onları iyileştirme ile uğraşacaksın. Anladığım kadarı ile senin şu andaki çocuk sevgin bu cıvıl cıvıl koşan çocuklar. Bundan dolayı ben sana öğretmenlik bu sebep için daha iyi bir tercih olur dedim. Yok eğer sevgin önce doktorluğa ve insanlığa yardıma ve daha sonra çocuklara ise o zaman doğru tercih senin için tıp olacaktır.”
İlgi alanlarımızı doğru belirlemeli ve bu konuya bilgilenerek bakabilmemiz gerekir. Gerçekçi algılamalar isabetli tercihi beraberinde getirir. İlgi duyduğumuz alanlardaki meslekleri araştırmalı ve o mesleği yapanlardan bilgi edinmeliyiz.
Kişilerin iyi yapabildiği şeylerden hoşlanma eğilimleri vardır. İlgi duyduğumuz alanlar, çoğunlukla yetenekli olduğumuz alanlardır. Burada önemli olan konu, kişinin ilgilerini olduğu gibi yeteneklerini de iyi tanımlamasıdır.
2. Yeteneklerim hangi doğrultudadır? Neleri iyi yapabilirim?
Yetenek, kişinin belli konulara olan kabiliyeti, onu yapabilme gücüdür. Yetenek meslekteki başarıyı etkileyen en önemli etkenlerden biridir. Seçtiği mesleğin gerektirdiği azami yetenek düzeyine sahip olmayan bireyin o meslekte başarılı olması oldukça zordur. Örneğin, el becerisi çok zayıf olan birisinin diş hekimi veya cerrah olmak istemesi veya konuşma konusunda problemleri olan birisinin avukat olmak istemesi onun başarısız bir mesleki hayat geçirmesine sebep olacaktır.
Sahip olduğu yeteneklerinin kapasitesinin altında bir yetenek düzeyi gerektiren mesleğe yönelen bireyin meslekte doyum sağlaması da mümkün olmayacaktır. Örneğin, bilgisayar becerisi çok yüksek olan birisinin bir bankada gişe memuru olması onu mesleki olarak tatmin edemez. Yeteneklerimizi tanımak istiyorsak çevreden sık sık geri bildirimler almalıyız. Çevremizdeki insanlar bizleri daha objektif algılarlar. Öğretmenlerinizden, sözüne güvendiğiniz yakınlarınızdan ve arkadaşlarınızdan kendinizle ilgili geri bildirimler alın. Bu, kendinizi daha iyi tanımlamak için çok işe yarayacaktır.

11
Haftanın Tartışma Konusu / Laf Sokma Yeteneginiz ?
« : 05 Eylül 2009, 15:02:27 »
Birileri sana ağır bir söz söylediklerinde öööyylece kalıyor musun yoksa haddini bildirebiliyor musun???

12
Haftanın Tartışma Konusu / Türküye'nin Simgesi
« : 05 Eylül 2009, 15:01:15 »
Merhaba arkadaşlar.. Bildiğiniz gibi çoğu ülke sahip olduğu bir değerle (kişi şehir sanat eseri olay figür çeşitli coğrafik unsurlar...) biliniyor..

Mesela Mısır deyince herkesin aklına ilk Piramitler gelir..
ya da Özgürlük Anıtı deyince ABD..
Eiffel Kulesi Fransa'yı Pizza Kulesi İtalya'yı.. Çin Seddi Çin'i hatırlatır..
M.Gandhi Hindistan'ın Saddam Huseyin Irak'ın sembolü gibidir...
örnekler böylece uzayıp gidiyor...

Bir kişi bir kurum bir yapı bir şehir bir olay.....?
Sizce TÜRKİYE'yi en iyi ne simgeler?
En çok hangi değerimizle tanınıyoruz ya da tanınmalıyız...?
cevaplarınızı merakla bekliyorum.

13
Hayvanlar Alemi / Salıncağa_Binen_Köpek :D:D
« : 05 Eylül 2009, 14:50:22 »
[Login or Register]ıncağa_Binen_Köpek

    Salıncağa_Binen_Köpek

14
Hayvanlar Alemi / TayLand'taKi FilleR ---
« : 05 Eylül 2009, 14:48:32 »
[Login or Register]


    TayLand'taKi FilleR   ---

15
Hayvanlar Alemi / BuFaLo SürüSü ^^: HayvanLar ALemi :^^
« : 05 Eylül 2009, 14:47:44 »
[Login or Register]


            BuFaLo SürüSü     ^^:  HayvanLar ALemi  :^^

16
Hayvanlar Alemi / Hayvanlar aLeminden yunusLar
« : 05 Eylül 2009, 14:46:07 »
Yunuslar her nefes alışlarında ciğerlerinin %80-90'ını havayla doldururlar. Oysa çoğu insan için bu oran ancak %15'i bulur.

Yunuslar için nefes almak insanlarda veya diğer kara memelilerinde olduğu gibi bir refleks değildir, iradeli bir harekettir.Yani biz nasıl yürümeye karar veriyorsak, yunuslar da nefes almaya karar verir. Bu, hayvanın suda uyurken boğularak ölmemesi için alınmış bir tedbirdir.

Yunus, uykusu sırasında beyninin sağ ve sol yarım kürelerini yaklaşık on beş dakika arayla nöbetleşe kullanır. Bir yarım küre uyurken, diğer yarım küre yüzeye çıkmasını sağlayarak hayvanın nefes almasını kontrol eder.

Yunusların ağızlarındaki gagaya benzer çıkıntı, sudaki hareketlerini kolaylaştıran bir başka yaratılış delilidir. Hayvan bu yapı sayesinde suyu daha iyi yarmakta ve daha az enerji harcayarak daha hızlı yüzebilmektedir. Modern gemilerin burunlarında da yunus ağzına benzer bir çıkıntı vardır. Yunuslar örnek alınarak geliştirilen bu hidrodinamik tasarım, gemilerin hızını da aynen yunuslarınki gibi artırmaktadır

17
Bilim / Aslında bir sokak kedisiydi. Ama artık parlıyor.
« : 05 Eylül 2009, 14:37:36 »
Aslında bir sokak kedisiydi. Ama artık parlıyor.

Normal bir sokak kedisi olmasının yanında, karanlıkta ateş gibi parlayan bu kızıl kedi görenleri hayrete düşürüyor. Bilim adamlarının genetiğini değiştirdiği ve bir deneyin parçası olan kedi, lif bozulmasına yol açan kistlere dayanıklılık sürecinde tedavi olarak yol gösterici olacak.

Adı Mr Green Genes olan kedi 6 aylık görünmesine rağmen, ultraviyole ışınları altında gözleri, dişetleri ve dili parlak kireç yeşili rengini alıyor.

New Orleans Audubon Nesli Tükenen Türleri Araştırma merkezi müdürü Betsy Dresser, kedinin genetik deneyler sonucunda ortaya çıkan floresans özelliğinin, dünyada ilk ve tek olduğunu söyledi.

Dresser, gen terapisi aracılığıyla ölümcül hastalıklara karşı mücadelede önemli adımlar attıklarını ve Mr Green Genes adlı kedinin bu deneyde yol gösterici olduğunun da altını çizdi.

Yetkililer nesli tükenen canlıların korunmasında ve tedavisinde parlayan kedinin bir marka haline geleceğini ve yapılan DNA değişikliklerinin kediye zarar vermediğini belirttiler.


Sayfa: [1] 2 3